 |
|
 |
|
 |
| |
 |
| |
|
| |
Kordon kanının sahibi, bebek 18 yaşına gelene dek aile, 18
yaşından sonra çocuğun kendisidir. Sahibi kordon kanı hakkında dilediği
gibi davranabilir. Kendisi kullanabilir, bağışlayabilir veya imha edebilir.
|
| |
|
| |
|
| |
Kordon Kanı Bankası kanları saklamayı her şart altında taahhüt etmektedir. Acıbadem her tür doğal afete karşı önlemlerini almıştır. Acıbadem’deki bilgi birikimi ve teknoloji kök hücreleri kaç yıl sonra ve ne için kullanılacaklarsa kullanılsınlar, onları en iyi ve yararlı şekilde tedaviye sunmak için yeterlidir. Hırsızlığa karşı fiziksel ve elektronik önlemler alınmıştır. Ayrıca, kök hücreler barkodlanarak saklanmakta, kimlik bilgilerine erişim mümkün olmamaktadır. Herhangi bir ihtiyaç halinde Acıbadem tüm ulusal ve uluslararası olanaklarını da seferber ederek hastasının tedavisi için yardımcı olmaya hazırdır.
|
| |
|
| |
|
| |
Kordon kanı saklanmadan önce kök hücrelerin ayrıştırılması tıbbi ve bilimsel yönden gerçeklik payı olmayan bir ifadedir. Her gün yeni kök hücre tipleri keşfedilmektedir. Değişik organ ve dokuların kök hücrelerinin farklı özellikleri vardır. Bunların bir tanesinin özellikle "ayrıştırılması" diğer henüz bilinmeyen kök hücrelerin atılması anlamına gelecektir. Bu yüzden dünyanın hiç bir yerinde hiç bir kök hücre bankası "ayrıştırma işlemi" yapmaz. Kordon kanı bankalarında beyaz ve kırmızı hücreler birbirinden ayrılırlar. Bunun hasta açısından yararı veya zararı yoktur. Ancak kordon kanı bankası bu şekilde saklama hacminden tasarruf eder. Kırmızı hücreler arasında kök hücre bulunmamaktadır. Kök hücrelerin hepsi beyaz hücreler arasında bulunur ve yaklaşık tüm hücrelerin yüzde 1-2'sidir. Ancak beyaz hücreler arasında tedavide sadece bu az sayıdaki kök hücreler etkili olduğundan "kök hücrelerin saklandığı" ifade edilir. Beyaz ve kırmızı hücrelerin birbirinden ayrılması ise "kök hücrelerin ayrıştırılması" olarak yanlış ifade edilmektedir. “Kök hücre bankacılığında kök hücrelerin ayrıştırılması” tıp dünyasında kullanılmayan ancak tıp dışı çevrelerin bilgisizlik nedeniyle ve ticari yönlendirme amacıyla kullandığı yanıltıcı bir ifadedir.
Acıbadem Kordon Kanı Bankasında, kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için yapılmakta olan saklamalarda tıp dünyasında istendiği gibi, kırmızı ve beyaz hücreler birbirinden ayrılmadan saklama yapılmaktadır. Hasta olmayan bebeklerin ilerideki potansiyel ihtiyaçları için yapılan saklamalarda ise kırmızı ve beyaz hücreler birbirinden ayrılarak sadece içinde kök hücreleri barındıran beyaz hücreler saklanmaktadır. |
|
|
|
| |
|
| |
|
| |
Son günlerde tıp dışı çevrelerin yanlış yönlendirmesi ve ticari amaçla yarattıkları bu gibi sahte parametreler maalesef kafa karışıklığı yaratmaktadır. Kök hücrelerin kaça bölündüğü veya kaç tüpte dondurulduğu ile sonradan kullanım sayısı arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır.
Acıbadem Kordon Kanı Bankasında hem torbalarda hem de tüplerde dondurma işlemi yapılmaktadır. Kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için yapılmakta olan saklamalarda ülkemizdeki hekimler daima torbada dondurulmasını talep etmektedirler. Bu durumda kan 3-4 torba halinde dondurulmaktadır. Hasta olmayan bebeklerin ilerideki potansiyel ihtiyaçları için yapılan saklamalar ise ortalama 6-8 tüp arasında olmaktadır.
Tedavide kullanım gerektiğinde hastanın yaşı, kilosu, boyu, hastalığın cinsi, içerisinde bulunduğu tedavi dönemi, doktorun seçtiği protokole göre kaç adet kök hücre gerektiği hesaplanır. Bu sayı, saklanan kök hücre miktarı ile kıyaslanır. Gerektiği sayıda hücre içeren tüp veya torba çözülerek tedavide kullanılır. Ancak bu hesaplara göre ortalama 7-8 yaşından sonra saklanan tüm kordon kanı kullanılsa bile hücre sayısı yeterli olmamakta ve kemik iliği ve diğer ek kök hücre kaynakları aranmaktadır. Bir başka deyişle, genellikle 7-8 yaşından sonra kordon kanı tedavide yeterli değildir. Yaklaşık 2-3 yaşından sonra ise eldeki tüm kordon kanı veya büyük çoğunluğu kullanılmaktadır ve geriye ikinci bir kullanım için yeterli kök hücre kalmamaktadır.
Son zamanlarda dünyada ve bizde kök hücrelerin kültür ortamında arttırılmaları mümkün olabilmektedir. Ancak bu işlem dünyanın hiçbir yerinde henüz rutin uygulamaya girmemiştir ve saklanan kordon kanları bu deneme amaçlı kullanılmamaktadır. Önümüzdeki yıl hayata geçecek bu yöntem sayesinde kök hücre sayılarının arttırılması ile yaş sınırının ortadan kalkması, kullanım sayısının artması ve organ yapımı vs amaçlarla klinik denemelerin yapılması beklenebilir.
Kök hücre çoğaltılmasına başlandığında bile saklanan tüp veya torba sayısının hiçbir bilimsel anlamı bulunmayacaktır. Çünkü çözülen herhangi bir tüpten çoğaltılan hücrelerin tedavide kullanıldıktan sonra tekrar dondurularak saklanması mümkün görülmektedir
|
| |
|
| |
|
| |
Kordon kanının saklanması mutlaka tıbbi danışmanlık alınması gereken bir konudur. Tıpta halen sadece çok özel ihtisas sahibi hekimlerin bilgi sahibi oldukları ve tedavi uyguladıkları bir alanda, geleceğin hastalıklarını da ilgilendiren bu konunun sadece sağlık kuruluşlarında ve uzman hekimler tarafından gerekli tıbbi danışmanlık alındıktan sonra, tüm uygulama ihtimalleri aileye anlatıldıktan sonra karar verilmesine yardımcı olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki, kordon kanı dondurulması ailenin ve bebeğin hem şimdiki hem de gelecekteki sağlığını ilgilendiren tıbbi bir hizmettir. Hekimlerin haricinde danışmanlık alınması aileyi yukarıda örneklenen bazı yanlış anlamaların ve yönlendirmelerin etkisine sokabilir.
|
|
|
| |
|
| |
Türkiye’de ihtiyacı olan hastalara kök hücre nakli işlemi 20 yıldan uzun bir zamandır dünya standartlarıyla oldukça başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Bu kök hücreler bazen kemik iliğinden, bazen kandan bazan da kordon kanından sağlanmaktadır. Nakillerin hemen hepsinde kök hücreler dondurularak bir süre saklandıktan sonra çözülerek kullanılmaktadır. Kordon Kanlarının Kordon Kanı Bankacılığı ismi altında toplanarak tedavilerde kullanımları ise yaklaşık 7 yıl önce Hacettepe Üniversitesinde başlamıştır. Bu işlemin tüm maliyetini SSK da ödemektedir. Görüldüğü gibi, kök hücrelerin saklanıp tedavide kullanılmaları yeni bir yöntem değildir ve Türkiye’de derin bir tecrübe bulunmaktadır. Yeni olan, kök hücre saklanmasının hastalar dışında, acil ihtiyacı olmayan normal kişiler için de yapılmaya başlanmasıdır. Bunda en büyük etken kök hücreler kullanılarak hastalıklara yeni tedavi biçimlerinin ortaya çıkması ve böyle tedavi edilebilecek hastalık potansiyelinin hızla büyümesidir. Acıbadem Kordon Kanı Bankası, tedavi bekleyen hastalar için kök hücre saklama hizmeti veren İstanbul’da tek, Türkiye’de ise Hacettepe ve Ankara Üniversitesi ile birlikte 3 sağlık kuruluşundan birisidir. Şimdiye dek hastalarına hizmet vermekte olan Acıbadem’deki bilgi birikimi ve teknoloji gelecekteki ihtiyaçları için hasta olmayan kişilere de hizmet vermek amacıyla Türkiye’de ilk kez normal kişilere yönelik Kordon Kanı Bankacılığı faaliyetini Haziran 2003’de başlatmıştır.
|
|
|
| |
|
| |
Acıb
adem’deki Kordon Kanı Bankası, kök hücre ve transplantasyon tedavi ünitelerinin bir parçası olup sadece kordon kanı değil, aynı zamanda kemik iliği, dolaşımdaki kan ve embriyo kök hücrelerinin saklanması için de hizmet vermektedir. Acıbadem Kordon Kanı Bankası üniversiteler de dahil olmak üzere tüm benzeri kuruluşlar arasında Türkiye’nin en büyük ve en modern kök hücre bankasıdır. Acıbadem bu hizmeti Harvard ile işbirliği anlaşmasından çok daha önce başlatmış durumdadır. Kordon kanları Acıbadem’de dondurularak saklanmakta ve bilgiler hiçbir şekilde Harvard dahil hiçbir kurum ile paylaşılmamaktadır.
Acıbadem-Harvard ortaklığı bir ticari şirket ortaklığı olmayıp eğitim-bilim-iş geliştirme ortaklığıdır. Bu işbirliği sayesinde ABD’nin bu en değerli tıp fakültesinin bilgi birikimlerini ve hizmet standartlarını başta sinir-beyin sistemi hastalıkları, kanser ve cerrahi hastalıklar olmak üzere tüm insan sağlığı alanında ülkemize kazandırmamız mümkün olabilmek
tedir.
|
|
|
|
     |
|
|
|
 |
|
 |
|