Sitede Arama
Hakkımızda Haberler Genetik Online İletişim
Genetika
Genetik Hastalıkları Tanı Merkezi
Kanser
Genlerle kanser arasındaki ilişki nedir ?

Kanser, başıbozuk genlerin hastalığıdır. Hücrelerin bölünmelerini ve çoğalmalarını sağlayan genler hasar gördükleri için hücreler kontrolsüz ve aşırı çoğalarak tümörler oluştururlar ve uzaktaki organları bile istila ederler. Bütün kanserler genetik hastalıklardır: yani bozulan genler sonucu ortaya çıkarlar. Ancak kanserlerin bir bölümü soyaçekim ile doğrudan ilişkilidir. Yani döl hücrelerinde bulunan bir mutasyonun bir kuşaktan diğerine aktarılması ve vücudun tüm hücrelerinde bu hatanın taşınması ile oluşur. Kanserlerin çoğu yaşam süresince oluşan rastlantısal mutasyonların birikimi sonucu oluşur. Bu mutasyonlar radyasyon veya kimyasallar gibi çevre faktörleri sonucu hücre bölünmesi ve çoğalması sırasındaki hatalardan oluşur.

Kanser genellikle tek bir hücrede başlar. Hücre habislikten yayılma aşamasına geçene dek bazı basamaklar izler. Bu basamakların herbiri değişik gen grupları tarafından kontrol edilmektedir. Kanserin hastalık olarak ortaya çıkması için bu basamakların birkaç tanesinde hata l bulunması gerekmektedir. Bu olaylarda değişik genlerin rolleri vardır: Onkogenlerin normal görevleri hücre çoğalmasını sağlamaktır. Ancak mutasyona uğradıkları veya aşırı yapıldıkları zaman hücrelerin aşırı çoğalmalarına neden olurlar. Tümör baskılayıcı genlerin normal görevleri ise hücre çoğalmasını sınırlamaktır. Eksildiklerinde veya bozulduklarında ise hücrelerin aşırı çoğalmalarını engelleyemezler. Meme ve yumurtalık kanserinin soyaçekiminde rol oynayan genler, Wilms tümörü, Li Fraumeni, Familyal Adenomatöz Polipde rol oynayan genler hatalı tümör baskılayıcı genleridir. DNA tamir genleri normalde mutasyonları tamir ederler. Ancak bozukluk veya eksikliklerinde gen hataları tamir edilemez ve böylece hatalar çoğalan hücrelere de aktarılır. Polipsiz kalıtsal kalın barsak kanserinde DNA tamir genlerindeki hatalar sorumlu bulunmuştur.

Prediktif gen testi bize neyi söyler ?

Doğru yapılmış bir gen testi bize hastalıkla ilgili bir gen mutasyonu taşıyıp taşımadığımızı söyler. Eğer böyle bir mutasyon var ise hastalığın ortaya çıkmasını pek çok faktör etkiler. Ailesel adenomatöz polip genlerinde hasar olan her kişide, gerekli önlemler alınmazsa bir gün mutlaka kanser gelişecektir. BRCA1 meme kanseri yatkınlık geninde hatalar taşıyan kadınların ise %80 inde meme kanseri ortaya çıkacaktır.

KANSERLERDE MOLEKÜLER GENETİK TANI

Acıbadem Genetik Tanı Merkezi’nde moleküler genetik tanısı yapılan meme kanseri ve ilişkili sendromların listesi aşağıdadır. Moleküler genetik tanı endikasyonu ve sonuçların değerlendirilmesi konusunda hekimlere ve hastalarına genetik danışmanlık verilmektedir. Kalıtsal kanser mutasyonlarının henüz hamilelik oluşmadan, embriyolarda seçilerek preimplantasyon genetik tanısı ve sadece sağlam embriyolarla gebelik oluşturulması da merkezimizde uygulanmaktadır.”

Kanser tipi Genetik tanı Metod Süresi
MEME KANSERİ
Kalıtsal meme ve ovaryum kanseri – mutasyon araştırma BRCA1, BRCA2 DNA dizi analizi 4-6 hafta
Kalıtsal meme ve ovaryum kanseri –bilinen mutasyonun taranması BRCA1, BRCA2 DNA dizi analizi 5 gün*
Meme kanserleri HER2 amplifikasyonu PCR veya FISH 5 gün
KOLON KANSERİ
HNPCC (Herediter Non-polipozis Kolon ca) MLH DNA dizi analizi 4-6 hafta*
FAP ( Familyal adenomatöz polipozis) APC DNA dizi analizi veya PTT 4-6 hafta*
Kolon Kanseri ( APCI1307K ilişkili) APCI1307K DNA dizi analizi 1-2 hafta*
Jüvenil Polipozis Sendromu SDS DNA dizi analizi 4-6 hafta*
TİROİD KANSERİ
Multipl Endokrin Neoplazi (Medüller Tiroid Kanseri) MEN2 DNA dizi analizi 1 hafta*
KANSER İLİŞKİLİ SENDROMLAR
Peutz Jeghers Sendromu STK11 DNA dizi analizi 1-2 hafta*
Cowden Sendromu ( Hamartoma tümor sendromu-PHTS) PTEN DNA dizi analizi 1-2 ay*
Bloom Sendromu BLM (RECQL3) DNA dizi analizi 1 hafta*

*Mutasyon ailede daha önce tanımlanmış ise test süresi 5 gündür.

MEME KANSERİNİN GENETİK TANISI

  • Meme kanseri genetik bir hastalık mı?

    Evet, kalıtsal olsun veya olmasın, tüm meme kanserlerinde birden fazla genetik bozukluk (mutasyon) bulunmaktadır. Kalıtsal olan kanserlerde bu genetik bozukluklar döl hücreleriyle bebeğe geçer. Kalıtsal olmayan kanserlerde ise sonradan oluşur ancak bebeğe geçmezler.
  • Meme kanserinde genetik test ne işe yarar?

    Kalıtsal olsun veya olmasın, meme kanseri tedavisi için yeni çıkan bazı ilaçların etkin kullanılabilmesi için HER2 / Neu denilen gendeki çoğalmanın saptanması önemlidir. Her2 veya Neu denilen gen normal her hücrede ikişer tane bulunur. Ancak bu genin yüzlerce kez çoğalması hücrenin aşırı ve kontrolsuz çoğalmasına, dolayısıyla meme kanserine neden olur. Bu şekilde olan meme kanser hücrelerini durdurabilen çok yeni ilaçlar geliştirilmiştir. Ancak bunların tedavide etkin kullanılabilmesi için Her2/ Neu miktarını saptayan genetik test şarttır. Ayrıca, tedavi sonrasında kanserin gerilediğini veya daha sonra tekrar ortaya çıkıp çıkmadığını yine bu genetik test ile saptamak mümkündür.
  • Meme kanserinin kalıtsal olduğu nasıl anlaşılır?

    Meme kanserlerinin yaklaşık %5-10’u kalıtsaldır. Ailede 65 yaşından önce meme veya yumurtalık kanseri bulunması, aynı ailede iki veya daha fazla sayıda meme veya yumurtalık kanseri bulunması, her iki memede de kanser bulunması meme kanserinin o ailede kalıtsal olabileceğini düşündürür. Şüphelenilen kişilerde BRCA1 ve BRCA2 gen testleri ile kalıtsal meme kanseri tanısı yapılabilir.
  • Meme kanserinin kalıtsal olduğunu bilmek ne işe yarar?

    BRCA gen mutasyonları taşıyanların %85’inde meme veya yumurtalık kanseri ortaya çıkar. Kalıtsal meme kanseri şüphelenilen aile bireylerinde erişkin yaşa geldikten sonra yapılacak BRCA gen testleri ile bireylerin daha yakından ve daha sık kontrolü ile çok erken tanı ve dolayısıyla da tedavi yapılabilir.
  • BRCA gen testleri kimlerde yapılmalıdır?

    Meme kanseri kalıtsal olarak taşınsa bile ileri yaşlarda ortaya çıkan ve erken tanı ile tedavisi yapılabilen bir hastalıktır. Bu yüzden çocuklarda veya anne karnındaki bebeklerde BRCA gen testi yapılmaz. BRCA testi 18 yaşından sonra yapılmalıdır. Ancak, ileri moleküler genetik yöntemler uygulanarak henüz hamilelik oluşmadan preimplantasyon genetik tanı (PGT) yöntemiyle kalıtsal kanser taşımayan embriyolar seçilerek gebelik oluşturulabilir.
  • Meme kanseri genetik testleri ülkemizde yapılıyor mu?

    Acıbadem Genetik Tanı Merkezi’nde dünyada bile az yerde yapılabilen kanser moleküler genetik testleri kısa sürede yapılabilmektedir. Test öncesinde ve sonrasında hastalara ve hekimlere danışmanlık sunulmaktadır.


RAHİM AĞZI KANSERİ VE PAPİLLOMA VİRÜSÜ ( HPV)

HPV nedir?

HPV tipleri kadın genital bölgesinde kansere kadar gidebilen değişiklikler yanında hem kadın hem erkekte kondilom ve siğil gibi oluşumlara da neden olabilir. HPV’nin genellikle cinsel yolla bulaştığı kabul edilir. HPV’nin her tipi habis değişikliklere neden olmaz. Bazı tipleri habis değişikliklere yol açması bakımından daha yüksek risklidir. Bu yüzden sadece HPV’nin varlığı değil, ama hangi tiplerinin taşındığının bilinmesi kansere yönelişin erken öngörülebilmesi ve önlenebilmesi için önemlidir.

HPV’nin 100’den fazla türü vardır. Ancak bunların 30 tanesi cinsel yol ile bulaşır ve sadece 15 tanesi kanser ile ilişkilidir. HPV’nin kanser ile ilişkili tiplerine yüksek riskli tipler denir. Rahim ağzında hem yüksek riskli hem de düşük riskli HPV tipleri anormal değişikliklere neden olur ancak yüksek risk HPV tipleri ile oluşan anormalliklerin daha büyük çoğunlukla kansere dönüştükleri gösterilmiştir. Özellikle HPV tip 16 ve tip 18 bu açıdan en tehlikelileridir.

Nasıl Bulaşır?

HPV enfeksiyonu belirti vermez ancak cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en yaygınıdır ve salgınlar yapar. Son 20 yılda HPV enfeksiyonu taşıyanların sayısında 700 misli artış olmuştur. HPV çok bulaşıcıdır. Eşlerin 2/3 sine bulaşır. Ayrıca aynı kişide bir bölgeden diğerlerine yayılarak da bulaşır. Rahim ağzındaki kanserlerin %90’ından fazlasında HPV’nin yüksek riskli tipleri saptanmıştır. Selim oluşumlarda ise bu oran %25 kadardır.

Rahim ağzı kanseri nedir?

Dünyada, her yıl 450,000’den fazla kadında rahim ağzı kanseri görülmektedir. Kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Rahim ağzı kanserine bağlı ölümlerin yıllık sayısı 231,000 ‘dir ve bunların %80’i gelişmekte olan ülkelerdedir.

HPV enfeksiyonu 20’li yaşlarda en sıktır. Cinsel yol ile bulaştığı için eş sayısı artıkça enfeksiyon riski de artar. Ancak kanser öncesi değişikliklerin en sık başladığı yaş 20-29 yaş arasıdır. Kanserin en sık görüldüğü yaş ise 45’tir.

Cinsel ilişki yoluyla bulaşan HPV enfeksiyonu pek çok kişide bağışıklık sistemi tarafından tamamen yok edilir. Ancak çok sayıda insanda , aylar veya yıllar boyunca hiç belirti vermeden devam edebilir. Bu durumda, HPV yüksek riskli tür ise rahim ağzı kanseri gelişme ihtimali yüksektir.

HPV ile rahim ağzı kanseri arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Ancak kanser oluşumunda diğer faktörlerin etkisi de araştırılmaktadır. HPV’nin yüksek riskli tiplerini taşımayan kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme riski yok denecek kadar azdır.

Yüksek riskli HPV taşıyıcılığı her zaman kanser oluşumu ile sonuçlanır mı?

Hayır. Enfeksiyonların çoğu herhangi bir belirti vermeden kendiliğinden bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Ancak hafif lezyonlar HPV varlığı ile daha tehlikeli bir duruma da dönüşebilirler. Daha sık jinekolojik inceleme ve gerekli testler sonucu bu lezyonların kansere dönüşmesi önlenebilir. Özellikle uzun süre devam eden HPV enfeksiyonları kansere gidebilecek hücresel dönüşümlerin ciddi habercisidir. Tüm HPV taşıyıcılarının yaklaşık %1 inde rahim ağzı kanseri görülür.

Pap smear test, biyopsi incelemesi ve HPV testi arasında ne fark var?

Pap smear rahimde anormal hücre değişikliklerini aramak için yapılan bir testtir. Bu değişikliklerin büyük çoğunluğu HPV enfeksiyonu sonucu oluşur.

Biyopsinin amacı da Pap testine benzer. Ancak Pap testte olduğundan daha fazla miktarda hücre rahimden alınarak incelenir. Pap testi sonucunu desteklemek ve kanser şüphesini ortadan kaldırmak için çok yararlı bir yöntemdir. Biyopsiler kolposkopi ile aynı anda yapılmaktadır.

HPV testi Pap testi veya biyopsi incelemesinden farklıdır. Doğrudan HPV’nin genlerinin incelenmesine dayanır. Kansere neden olabilen yüksek riskli HPV tiplerinin genetik özellikleri doğrudan DNA incelenerek saptanır. Hangi Pap testi sonuçlarının özel dikkat gerektirdiğine dair ipuçları verir.

HPV testi ne zaman kullanılır?

Pap smear sonucu normal ve anormal arasında belirsiz bir sınır bölgesinde olabilir. Bu duruma genellikle atipik skuamöz hücreler veya ASC-US denilir. HPV testi yapılarak belirsizliğin habis lezyonlara dönüşüp ( HPV pozitiflik) dönüşmeyeceği (HPV negatif) öngörülebilir. HPV test sonucu, kolposkopiye karar vermekte de yardımcı olabilir. Ayrıca, saklı bir HPV enfeksiyonu veya Pap incelemesinde görülen hafif değişikliklerin gizli bir kanser veya anormal değişikliklerin başlangıcı olup olmayacağı konusunda HPV testi yararlı olabilir.

HPV testine ne zaman gerek olmayabilir?

Pap smear sonucu belirgin habis bir lezyon gösteriyorsa zaten bunun HPV tarafından yapılmış olduğu bilindiğinden teste gerek kalmayabilir.
Erkeklerde HPV testi yararlı sonuçlar vermemektedir.

HPV’nin diğer kanserler ile ilişkisi var mı?

Anüs kanserinin HPV ile yakın ilişkisi bilinmektedir. Penis kanseri ve vulva kanserinin HPV ile ilişkisi bilinmekle beraber bu kanserlerin nedeni HPV olmayabilir.

HPV enfeksiyonu bilinirse kendini kötü hissetmek normal midir?

Bazı insanlar kendilerini kötü hissederler. Utanmak, korkmak, kafa karışıklığı, cinsel isteksizlik HPV enfeksiyonu taşıdığını öğrenen insanlarda sık rastlanan problemlerdir. Enfeksiyonun nereden ve ne zaman alındığı bilinmemesine rağmen eşler suçlanır. Pek çok insan kanser olacağı endişesine kapılır veya bir daha artık hiç eş bulamayacağı endişesine kapılır. Bütün bunlar insanca tepkilerdir ve normaldir. Bir süre sonra, HPV’nin normal ve sağlıklı bir yaşamı bozmayacağı keşfedilir. Bunun için sizi izleyen hekiminizin tıbbi yönlendirmesi ve desteği önemlidir.

Nasıl tedavi edilir?

HPV enfeksiyonunun tedavisi henüz yoktur. Ancak, HPV ile enfekte olmuş ve habis bir davranış gösterme adayı olan hücrelerin ortadan kaldırılması mümkün olabilmektedir. Problemin yerine, zamanına, şekline, ilerleme derecesine, patoloji ve HPV genetik test sonuçlarına göre uygulanacak tedavi türüne hekiminiz karar verecektir

Rahim ağzı kanserinde risk faktörleri:
  • HPV infeksiyonu. Bulaşıcı, cinsel ilişki yoluyla geçer..Rahim ağzı, rahim boynu, penis ve derinin değişik bölgelerinde tipik görünümlü lezyonlara neden olur.
  • Erken yaşta cinsel ilişki
  • Çok sayıda eş ile korunmasız cinsel ilişki
  • Çok sayıda eş ile ilişkiye girmiş eş ile korunmasız cinsel ilişki
  • Düşük sosyo-ekonomik tabakadan olmak
  • Düşük eğitim düzeyi
  • Yaşlılar veya diğer sağlık taraması az olanlar
  • Sigara kullanımı veya sigaraya yoğun maruz kalma
  • Oral kontraseptif kullanımı
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, HIV taşıyıcıları.
Korunma yolları nelerdir?

Cinsel ilişki yaşındaki herkes bu sık rastlanan virüs ile karşı karşıya gelebilir. Riski azaltmanın yolları şunlar olabilir:

  • Sizin ve eşinizin tek eşli olması. Eş sayısı arttıkça HPV ve diğer cinsel hastalıkları edinme riski artar.
  • Normal olmayan hücresel değişiklikleri bulunan birisinin tedavi olana dek veya değişiklikler normale dönene dek cinsel ilişkide bulunmaması bulaşma riskini azaltmakta yardımcı olabilir.
  • Kondomlar doğru kullanıldıkları takdirde HPV bulaşma riskini azaltabilir. Ancak unutulmamalıdır ki kondomlar sadece kapladıkları bölgeden bulaşmayı önlerler, tüm genital bölgeyi kaplamazlar. Bu yüzden koruyuculukları %100 değildir.
  • Sperm öldürücü kremler, köpükler veya jellerin HPV’ye karşı koruyucu oldukları kanıtlanmış değildir ancak cinsel yol ile bulaşan diğer bazı etkenlere karşı koruyucu olabilirler.
  • Daha önce HPV’nin belli bir tipi ile enfeksiyon geçirmiş kişilerde bağışıklık gelişmiş olacağı için yine aynı tip HPV ile enfekte olma ihtimali bulunmamaktadır.
  • Unutulmamalıdır ki, pek çok insan yaşamı boyunca HPV’nin bir veya birden fazla tipi ile enfeksiyon yaşamış ve bu enfeksiyonlar hiç belirti vermeden ve iz bırakmadan kendiliklerinden iyileşmişlerdir.
  • Yanlış yargılara ve korkulara düşmemek ve gerçeklere dayalı doğru davranışlar gösterebilmek için eşlerin HPV’yi doğru tanımaları gerekmektedir.
HPV aşısı

HPV tanısını nasıl yaptırabilirim? Acıbadem Genetik Tanı Merkezi’nde tüm HPV tiplerinin ayrıntılı tiplendirilmesi yapılarak rahim ağzı kanseri riski açısından değerlendirilmektedir.

KRONİK MİYELOİD LÖSEMİ (KML)

KML, kan hücrelerinin kanseridir. Kemik iliğini habis lösemi hücreleri doldurur. Bu hücrelerin çoğu dolaşımdaki kana da geçerek dalak, karaciğer ve diğer bazı organların genişleyerek büyümelerine neden olurlar. KML hastalarının çoğunda Philadelphia (Ph) kromozomu denilen sitogenetik bulgu vardır. Philadelphia kromozomu 9 ve 22 no'lu kromozomların uzun kollarının yer değiştirmesi (resiprokal translokasyonu) sonucu oluşur. iki kromozom arasındaki bu alış-veriş sonucu 22. kromozomdaki BCR geni le 9. kromozomdaki ABL geni birleşerek normal hücrelerde bulunmayan yepyeni bir füzyon proteini oluşturur. Bu protein tirozin kinaz aktivitesinde olup hücre içinde sinyal yolaklarını harekete geçirerek kontrolsüz hücre çoğalmasına neden olur. Günümüzde tirozin kinaz aktivitesini doğrudan hedefleyen modern ilaçlar sayesinde KML tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. KML tanısında, tedavi planlanmasında, tedavinin yararlı olup olmadığının izlenmesinde, erken nüksün belirlenmesinde genetik testler kullanılmaktadır. Genetika, Acıbadem Genetik Tanı Merkezi KML tanısı için hekimlere ve hastalara moleküler genetik ve sitogenetik tanı hizmetlerin tamamını altın standart olarak kabul edilen yöntemleri kullanarak, hızlı ve ekonomik bir biçimde sağlamaktadır. Merkezimizde KML tanısı için verilen hizmetler şunlardır:

İnceleme Adı Örnek türü, miktarı Örnek alma, taşıma koşulları Sonuç süresi Yöntem
Sitogenetik inceleme Li-heparinli 2ml kemik iliği* veya periferik kan* oda ısısı, 1 gün 5-8 gün 2-4 gün hücre kültürü ve karyotipleme
FISH bcr/abl Li-heparinli 1 ml kemik iliği veya periferik kan oda ısısı, 1 gün 5-8 gün interfaz FISH 400-1000 çekirdek
Sekonder FISH bulguları
trisomy 8 i(17q) vd
Li-heparinli 1 ml kemik iliği veya periferik kan oda ısısı, 1 gün 5-8 gün interfaz FISH 400-1000 çekirdek
Kantitatif RT-PCR EDTA'lı 2.5 ml kemik iliği# veya periferik kan# oda ısısı, 1 saat veya özel tüpte# 2 gün. 2-4 gün kantitatif real time floresan PCR
İLaç direnç mutasyonu EDTA'lı 1 ml kemik iliği veya periferik kan oda ısısı, 2 gün. 2-4 gün DNA dizi analizi
gri{creative}agency
© 2009 Tüm Hakları Acıbadem Sağlık Grubuna aittir. | Yasal Uyarı