|
|
Ona sağlıklı bir gelecek vermek istedik.
Yurtdışında doğan minik Kaan’ın kordon kanı Acıbadem Kordon Kanı Bankası’nda saklandı. Oğullarının kordon kanını gelecekte başına gelebilecek hastalıklarda kullanılmak üzere saklayan Karamancıl çifti bu yöntemi tüm ailelere öneriyor.
İzledikleri bir belgeselden sonra, Karamancıl çifti minik Kaan’ın kordon kanını Acıbadem Kordon Bankası’nda saklama kararı aldı. Üstelik yurtdışında İrlanda’da doğum gerçekleştiği halde tercihlerini Acıbadem Laboratuvarlarından yana kullandılar. Anne Gülay Karamancıl "Neden yurtdışında doğum yaptığınız halde kordon kanını burada saklamayı tercih ettiniz?" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Her şeyden önce bize çok büyük güven verdiler. Kafamızdaki tüm soruları tüm ekip son derece anlaşılır bir şekilde açıkladı.
Laboratuvarları gezdik. Ve böyle bir imkandan yararlanmak adına Acıbadem’i tercih ettik." Baba Gökhan Karamancıl ise konuya değişik bir açıdan yaklaşarak şöyle diyor: "Eşim yurtdışında doğum yapacağı için Avrupa’daki bazı merkezleri de araştırdım. Gördüm ki Acıbadem Kordon Kanı Bankası birçok yerden daha iyi hizmet veriyor. Böylesine büyük bir yatırımı ülkemize getiren kuruma destek de olmak istedik."
Neden Sakladılar?
Karamancıl ailesinde herhangi bir genetik hastalık yok. Ancak buna karşın bebeklerinin kordon kanını saklamayı tercih etmişler. "Neden?" sorusunu şöyle yanıtlıyorlar: "Tıp her gün ilerliyor. Belki de çok yakında kordon kanı ve kök hücreyle ilgili yeni gelişmeler olacak. Biz de böyle bir imkan varken oğlumuz adına yararlanmak istedik. Umarız hiçbir zaman ihtiyacı olmayacak. Ama böyle fırsat varken onun geleceği için kullanmak istedik."
Kordon kanı ve kök hücrelerle ilgili dünyada birçok çalışma yapılıyor. Tahminler doğru çıkarsa kök hücreler yakın bir gelecekte parkinsondan, kalp hastalıklarına, diyabetten felce kadar birçok hastalıkta kullanılabilecek. Bu çalışmalardan Gökhan Bey’e söz edince çok hoş bir tepki veriyor: "Demek ki Kaan’ın kök hücreleri bizi de gençleştirecek!" Aslında çok doğru bir tespit. Çünkü saklanan kordon kanları ailenin diğer fertlerinde de kullanılabiliyor.
Acıbadem’i Seçtiler
Karamancıl çifti son derece bilinçli bir anne – baba. Bebek sağlığı ve gelişimi konusunda epey bilgi sahibi oldukları çok belli. Kordon kanı konusunu ise ilk kez bir televizyonda bir belgeselde duymuşlar. Orda verilen bilgiler akıllarına "Neden olmasın?" sorusunu getiriyor ve başlıyorlar konuyu araştırmaya.
Gülay Hanım’ın doktoru onlara Acıbadem Kordon Kanı Bankasını öneriyor. Gökhan Bey ilk randevuya gittiklerinde ellerinde kocaman bir soru kağıdı olduğunu anlatarak şöyle devam ediyor: "Büyük ölçüde oğlumuzun kordon kanını saklamaya karar vermiştik ancak yine de kafamızda birçok soru vardı. Acıbadem Genetika uzman hekimi bizim her sorumuzu yanıtladı.
İmzalanan sözleşmede bile bazı ekler yapabileceğimizi söyledi. Bazı maddeleri ilave ettik." Karamancıl çifti laboratuvarları gezdikten, doktorlarla konuşup ikna olduktan sonra kordon kanını saklama kararını alıyor. Ancak bu noktada onları önemli bir sorun bekliyor! İrlanda’da doğacak Kaan’ın kordon kanı nasıl ve hangi şartlarda İstanbul’a gelecek?
Taşıma Serüveni
Kordon kanının toplanması ve saklanması noktasında zaman çok önemli. Toplanan kanın 36 saat içinde ilgili laboratuvara taşınması gerekiyor. İşte bu noktada hem Acıbadem Hastanesi hem de Gökhan Bey taşıma şirketlerini araştırmaya başlıyor. Doğumun İrlanda’da olması birçok şirketin cevabının "hayır" olmasına neden oluyor.
Üstelik böylesine hassas bir maddeyi taşımayı riskli buluyorlar. Çünkü en az taşınma süresi kadar taşınma koşulları da önemli. Gökhan Bey konuyla ilgili son derece titiz olduğu için uzun bir süre araştırmaya devam etmiş. Sonunda en tatmin edici yanıtı TNT’den aldığını söyleyen Gökhan Bey şöyle devam ediyor:
"İlk kez bir kargo şirketi sorunsuz bir şekilde taşıyacağına dair garanti verdi. Birçoğu doğum hafta sonuna rastlarsa o günler taşıma yapılamayacağını, gümrükte sorun olursa kanı geri getireceğini söylemişti. Üstelik Kaan’ın şansına kordon kanı gibi özel maddeler için yeni bir sisteme geçmişlerdi. Bu durum da bizim kararımızda etkin oldu."
Doğum ve Sonrası
Her ne kadar taşıma şirketine karar verilse de Gülay Karamancıl kafasında birçok soruyla İrlanda’ya uçmuş. Gülay Hanım şunları söylüyor: "İrlanda’daki doktor ve hemşireler kordon kanı toplanması ve saklanması konusunda yeterince bilgi sahibi değildi. Biz bu konuda onlardan daha ilerideyiz. Ben normal doğum yaptığım halde doğumu falan unuttum hemşirelerin ve doktorların ne şekilde kanı topladıklarına baktım. İşlemi rahatlıkla yapıyorlardı. Ama sürekli bana" neden bunu yapıyoruz?" diye soruyorlardı.
İkinci Çocuk da Olacak
Doğum sırasında yaşanan diğer bir ilginç olayı ise şöyle anlatıyor: "Ben doğum yaparken annem kuryenin geldiğini haber verdi. Bana "acele et, bak kurye bekliyor" dedi. Ben de belki beklemez gider diye doğumu hızlandırmaya çalıştım. Ama sağ olsun o bizi doğum sonuna kadar bekledi. Ve paketi teslim aldı. " Ve gerçekten son sürat bir şekilde Acıbadem Genetika uzman hekimine paket teslim edildi. Gökhan Bey o günü şöyle anlatıyor: "Doğumdan 12 saat sonra paket ellerine ulaşmıştı. Hekim Bey aradığında inanamadım. Türkiye içinden bile bu kadar hızlı gelmiyor dedi. "
Bu serüvenden başarıyla çıkan Karamancıl çifti imkanı olan tüm ailelere kordon kanını saklamayı tavsiye ediyor. Çünkü gelecekte kök hücre ve gen teknolojisinin tıpta çok büyük başarılara imza atacağına ve birçok hastalığa çözüm sunacağına inanıyorlar. Ayrıca Kaan’dan sonra ikinci çocuğu bile düşünüyorlar.
Kordon kanıyla ilgili merak ettikleriniz
- Anne karnında bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişi plasenta tarafından sağlanır. Bebek göbek kordonu ile plasentaya bağlıdır.
- Doğum sürecinin tamamlanmasından kısa süre sonra plasenta görevini tamamlayarak rahim dışına atılır. "Kordon kanı" olarak isimlendirilen kan, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu içinde kalan kandır.
- Yakın bir zamana kadar kordon kanı, plasenta ve göbek kordonu ile atılmaktaydı. Ancak son gelişmelerle kordon kanının çeşitli hastalıkların tedavisi açısından önemi anlaşıldı ve özel yöntemlerle toplanıp saklanmaya başladı.
- Bebeğin kordon kanı, "kök hücreler" açısından oldukça zengin bir kaynak.
- Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri gelişti.
- Kordon Kanı Bankası, bebeğin kordon kanını gelecekte olası tıbbi gereklilikler için saklayabilme olanağını sunuyor.
- Doğumdan sonraki ilk 10 dakika içinde alınan kordon kanı uygun şartlarda donduruluyor ve kordon kanı bankasında saklanıyor.
Bu değerli kök hücreleri gerektiğinde çözülerek kullanılıyor.
|